Sinop Üniversitesi  
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
 

Kullanıcı Adı
Şifre

  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  Kampüs / Kafeterya / Herkese İnanmayın (OKUYUN) : 12 Temmuz 2008, 13:29:53
Bir genç cumartesi gecesi bir partiye gidiyor.
 
Çok eğleniyor, birkaç bira içiyor
 
Partiden tanıştığı bir kız ondan çok etkilenmiş görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor
 
Hemen kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira daha içiyor  ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna uyuşturucu veriyor
 (hangi uyuşturucu olduğu blinmiyor).

Daha sonra bu genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette Çırılçıplak olduğunu anlıyor.
 
Hala içkinin etkisinde olduğunu hissediyor ve etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, etrafına bakıyor göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor

Kâğıtta şöYLE yazıyor:'112'yi ara yoksa öleceksin!'.
 
Küvetin yakınında bir telefon görüyor ve hemen 112'yi arıyor
 
Ama nerede olduğunu, ne içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor
 
Operatör hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına geçmesini söylüyor
 
Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor ama Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane büyük yarık olduğunu fark ediyor.
 
Bunun üzerine operatör, onun tekrar buz dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini söylüyor
 
Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin çalınmış olduğu anlaşılıyor Her bir böbrek karaborsada 10.000 Dolar ediyor
( gencin bundan haberi yok tabii ).
 
Daha sonra anlaşıldığına göre:
 
 2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların çok iyi tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını içermiyor
 
Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir alete bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek bekliyor
 
Mafya profesyonellerle çalışıyor
 
Büyük şehirlerde aktif durumda çok böyle grup olduğu biliniyor
 
New Orleans, New York ve bir söylentiye göre İstanbul ve  Ankara'da da faaliyet gösteriyor
 
Bu mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş.
 
 112 bu suçu artık tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya yönlendirerek, olayın boyutunu anlamaya çalışıyor
 
 Lütfen bu hikâyeyi tanıdığınız herkese anlatınız

bu herkesin başına gelebilir

Hukuk Fakültesinde okuyan bir arkadaşımdan dün bir Çay muhabbeti esnasında bunu dinledim
 
Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş Bir çay söylemiş.

Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay söylemişler
 
Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona,  adamlar 'yok' demişler, 'delikanlıya ver', daha önce geldi kendisi'
 
Delikanlıyla 'yok, siz için' vs. gibisinden ufak Şakalaşmalar olmuş
 
Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları Bisküvilerden delikanlıya uzatıp  'buyurun, alın'demişler
 
Delikanlı da kıramamış ve birkaç tane alıp yemiş.
 
Daha sonra otobüsüne binmek için oradan kalkmış
 
Otobüse bineceği sırada uykusu  gelmeye başlamış, etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini izlediğini fark etmiş ve telaşa kapılmış
 
 Çoğu kimsenin bildiği, Hukuk Fakültesi öğretimüyelerinden birinin de anlattığı bir 911 vakası aklına gelmiş: ( Böbrekleri çalınan birisi ).
 
Her neyse...
 
Hemen kendisini alması için arkadaşına telefon etmiş.
 
Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler.
 
Doktorun sözleri: Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın.

Çünkü sana verilen uyku ilacı dozajı öldürücü düzeyde!'
2  Serbest Paylaşım Alanı / Geyik / YAŞANMIŞ GERÇEK OLAY ( Tümünü Okuyun ) : 12 Temmuz 2008, 13:11:44
çok acayip insanlar var
3  Serbest Paylaşım Alanı / Arşiv / mersin üni. : 12 Temmuz 2008, 13:09:46
tartıştığımız şeye bak ya. bende siteye ilk geldiğimde bilkent yazıyordu. şimdi soruyorum size niye o zaman bileknt yazıyordu NeyNeyNeyNeyNey??
4  Kampüs / Forum Oyunları / Son harfiyle İsim oyunu : 12 Temmuz 2008, 13:04:35
timuçin
5  Sinop Üniversitesi / Sinop Fen Edebiyat Ve Sinop Eğitim Fakültesi / Bizim fakülteden ben mi varım sadece : 12 Temmuz 2008, 13:02:51
selam arkdaşlar. aramıza hoşgeldinz
6  Serbest Paylaşım Alanı / Kahkaha Köşesi / 2090 LEVHALAR : 12 Temmuz 2008, 12:20:33
-Kurbanlik sibernetik organizmalarinizin titanyum kaplamalarini türk hava kurumu?na bagislayiniz.
- Dkkat!..meteor düşebilir..
- Lütfen uzaya tükürmeyiniz.
- Buraya uranyum döken eşektir..
- Türbeye chip, süper iletken materyal, fiber optik kablo bağlamayiniz..
- Silikon bazli, display ozellikli kaldirim taslarinin degismesinden dolayi verdigimiz rahatsizliktan ötürü özür dileriz
- Galaktik yol, indirme bindirme yapılmaz.
- Oy kullananlar lütfen parmaklarınızı radyasyonlu sıvıya istenmeden batırınız..
- Galaktik yolculuklarda lütfen ışın silahınızı görevli androidlere veriniz.
- Bina ici isinlama kabini 4 kisiliktir. 12 yasindan kucuklerin yanliz binmesi yasaktir.
- Işınlanırken burun karıştırmak bünye kısa devresine yol açabilir.
- Süpersonik atomik lazer güç üniteli testereyle odun kesilir..
- Lutfen yerlere chip atmayiniz
- Seyir halindeyken flymobil tuvalet deposunu boşaltmak yasaktir..
- Van kedisi ve sivas kangal kopeginin klon cihazina sokulmasi yasaktir..
- Telepati hattinda frekanslarin saglikli işlemesi için yuksek sesle konuşmayiniz, gegirmeyiniz
- Işinlanma odasina evcil hayvanla girmek yasaktir..
- Buraya çöp döken mutanttır..
- Galaksi hava boşluğunda sollama yapmayınız
- Dikkat azami hız 30 ışık yılı..
- Trafik uyarı simgelerini işın tabancasıyla yakmayınız
- Lutfen jupiter ayilarına kabuklu yemis atmayin.
- Bu bölümde sanal sigara icebilirsiniz..
- Kapalı yerlerde uranyum ve uranyum ürünlerinin kullanılması tck xyzkl numaralı yasası gereği yasaktır
- Lütfen androide pasonuzu istemeden gösteriniz.
- Dikkat ! uzay gemisi çıkbilir ...
- Robotlara hidrolik yağ ikram etmeyiniz ...
- Galaktik yolculuk sırasında insan ve android lerin ikramlarından almayınız
7  Hoşgeldiniz / Genel - Serbest Bölge / CAM NASIL ÜRETİLİR? : 12 Temmuz 2008, 12:18:29
Cam yapımının ilk basamağı doğru maddelerin uygun oranda bir araya getirilmesidir. Günlük hayatımızda karşımıza çıkan ve camın hammaddesini oluşturan maddeler, kum, soda ve kireçtir. Kum, cam yapımında ana malzemedir. Soda, düşük sıcaklıkta akıcı hale gelmesini sağlar. Kireçse, kimyasal etkilere dayanıklılığını artırır. Bir araya getirilen bu maddeler 15000C'deki fırınlarda eritme işlemine tabi tutulur.

İnsanoğlu volkanik cam veya obsidyen diye anılan doğal camı çok eski zamanlarda keşfetmiş ve bu doğal madeni işleyerek, bıçak, ok ucu, silah süsleme aracı ve mücevher olarak kullanmıştır.

Suni camın ilk olarak nasıl üretildiğine dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, Romalı bir tarihçi olan Pliny, camı ilk olarak Finikeli denizcilerin bulduğuna işaret eder. Hikayeye göre denizciler, Suriye'nin Prolemais bölgesindeki sahilde bir kamp kurarlar ve ateş yakarak kaplarını, aynı zamanda yükleri olan soda blokları üzerine koyarlar. Ertesi gün uyandıklarında, ateşin sıcaklığından dolayı kum ve sodanın camı oluşturduğunu görürler.

Camın ilk olarak Mısırlılar ve Finikeliler tarafından İ.Ö. 2. yüzyılda üretildiği söylense de, Mezopotamya'da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi, İ.Ö. 3. yüzyıla dayanmaktadır. Cam eski zamanlarda çoğu kez kralların himayesinde ve krala bağlı olarak faaliyet gösteren atölyelerde veya zengin müşterilerin gereksinimlerini karşılamak amacıyla üretilmiştir. Bununla beraber, ilk günden beri değerli taşlara ve insan eliyle yapılmış madeni eşyalara alternatif olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. Roma Dönemi'nden itibaren, hemen hemen tüm cam eşyaların üretiminde taş, maden ve seramik eşyalar taklit edilmiştir.

M.Ö 12000 ile M.Ö 4000 yılları arasında cam ilk kez dekoratif küçük boncuklar olarak kullanılıyordu. Doğu Akdeniz bölgesindeki ilk cam bulgularına, Antalya'nın Kaş ilçesi yakınlarında, İ.Ö. 2000 yılı civarında, bir ticaret gemisinin kargo bölümünde rastlanıyor.

M.Ö. 2500 yıllarında kullanım amaçlı cam objeler yapıldığını görüyoruz. M.Ö 1000 yıllarında ise Mısırlılar camı oldukça zaman alıcı ve zor bir işlemden geçirerek elde etmeye başlıyorlar. Bu yüzden de cam kıymetli eşya olarak görülüyor. M.Ö. 300 ve M.Ö 20 yıllarına gelindiğinde, bugün "Cam Üfleme Tekniği" dediğimiz teknik, Suriyeli cam ustaları tarafından kullanılmaya başlanıyor. 7. yüzyıldan itibaren Mısır'ın İskenderiye şehri cam yapım merkezi haline geliyor. Türklerde cam sanatı Selçuklularla beraber başlıyor ve İstanbul'un alınışından sonra Osmanlı döneminde gelişiyor. İstanbul ve çevresinde birçok cam atölyesi kuruluyor. 14. yüzyılın başlarında Çubuklu yakınlarında kurulan Kristal Cam imalathanesinde Çeşm-i Bülbül adı verilen bir cam çeşidi yapılmaya başlanıyor. 20. yüzyıla gelinceye kadar cam yapımında seri üretime geçilemiyor. Türkiye'de çağdaş anlamda ilk cam fabrikası 1934 yılında Paşabahçe'de kuruluyor.

Cam yapımında bilinen en eski teknik iç kalıplama tekniğidir. Metal bir çubuğun ucundaki şekil verilmemiş kil kalıbın üzerine cam dökülüp yavaş yavaş soğutularak elde ediliyor, soğuma işleminden sonra kalıp çıkarılıyordu.
Kalıba döküm tekniğinde, önceden hazırlanmış kalıpların içine ya da dış kalıp üzerine camın dökülerek şekillendirilmesidir.
Üfleme tekniğinde, ortası boş, "pipo" adı verilen üfleme çubuklarıyla cama şekil veriliyordu. Eriyik sıvı halden katı hale kısa sürede geçeceği için piponun ucundaki cam, yine piponun yardımıyla avuç içinde hızlı bir şekilde döndürülerek şekillendirilmeye çalışılıyor. Yavaş yavaş pipo üflenerek cama şekil vermeye başlanıyor. Sap, kulp ve ayak gibi ekler yapılacaksa bu formu verecek olan parça eritilerek yapıştırılıp makasla kesiliyor. Aniden donup kırılmaması için soğutucu fırınlarına alınıyor. Bu teknik Suriyeli ustalar tarafından kullanılmaya başlanan ve günümüze kadar gelen bir tekniktir.

Kalıba üfleme tekniğinde ise cam üfleme tekniğinin keşfinden sonra kil, ahşap ya da metal kalıpların içine üfleme yapılarak kalıbın şeklini almasıyla elde ediliyordu. Böylece aynı formda objeler yapmak mümkün olmuştu.
8  Kampüs / Forum Oyunları / Son harfiyle İsim oyunu : 30 Haziran 2008, 00:56:28
menekşe Kahkaha
9  Serbest Paylaşım Alanı / İlginç Olaylar / Japonlar denizin ortasına havaalanı yaptı : 23 Nisan 2008, 01:12:41
hayret bişi yaaaa
10  Sinop Üniversitesi / Boyabat Meslek Yüksekokulu / Boyabattan kimler var : 23 Nisan 2008, 01:11:19
merhabalar. ben varım. başka kimler var burada
11  Serbest Paylaşım Alanı / Müzik / Feridun Düzağaç Fan Sitesi Açıldı - Feridun.org : 23 Nisan 2008, 01:10:46
üye oldum. sağol paylaştığın için.
12  Kampüs / Forum Oyunları / 3 Harf Oyunu : 23 Nisan 2008, 01:09:57
eskiden trenler eskiydi

K.E.L
13  Kampüs / Organizasyonlar / BULUŞALIM : 23 Nisan 2008, 01:09:24
kesin gelirim. dersim olmadığı bir zamanı seçerseniz sevinrim.
14  Kampüs / Yeni Gelenler / SELAM SİNOP ÜNİVERSİTESİ : 23 Nisan 2008, 01:08:39
merhaba bede şimdi üye oldum. sitenin gelişmesi gerekiyor. destek vermeye hazırım.
Sayfa: [1]


MySQL |  PHP |  Valid XHTML |  Valid CSS